Filters
Done
    • -31% İndirim
      90.00

      Deneme, öykü, hece şiiri, roman, kitap inceleme yazılarımdan sonra, farklı zaman ve alanlarda yazmış olduğum (aforizma) özdeyişleri de bir araya toplama düşüncesiyle oluşturulmuş bir çalışmadır. Bazı okurlar, alması gereken mesajı, deneme/öykü/anı/şiir/roman diliyle yazılmış olmasını tercih etmezler. Kısa ve özlü anlatımlara daha fazla ilgi duyarlar. Her zaman geçerli olmamakla birlikte, bu da bir tercih nedenidir. Beş bölüm şeklinde hazırlanmış eserimde; günlük yaşamdan gözlemler, öneriler, eleştiriler, duygu ve düşünceler bulacaksınız. Belki de aradığınız bir cümle ile karşılaşacak, onun ışığıyla, daha uzun yazılar yazmanın, yaşamsal yol haritası çıkarmanın ipucunu yakalayacaksınız. Zihninizde oluşan soru ve sorgulara cevap arayacaksınız. Çekincelerinize dert ortağı, şüphelerinize dayanak, sevincinize yoldaş, endişelerinize sırdaş olacak belki de. Çünkü yangın için bir kıvılcım yeterli olduğu gibi, bir kazan hamurun ekmeğe dönüşmesi için çok az miktar maya kafidir. Ve koca çınarın gövdesini, toprak altında küçücük bir tohum taşımaktadır.

      Okumak; bir arayış, yürüyüş, yenilenme, zihinsel bir birikim aracıdır.

      Faydalı olması dileğiyle.

    • -32% İndirim
      150.00

      İnsanlara kimlik ve kişilik kazandıran değerlerin başında inanç yapısı ve kutsalları gelir. Onları koruyabilmek için her topluma hakim olan dini değerleri vardır. Onun içindir ki kutsal metinlerin içinde öncelikle iman esasları yer alır. Onu korumak ve yaşatmak için ibadet şekilleri ve kuralları sıralanmaktadır.
      İlmihal kitaplarının ana konuları bunlardır. Bir de insanların birbirleriyle ilişkilerini, aile ve toplum içindeki uyumunu ele alan kurallar vardır ki bunlar, genel olarak “ahlakî değerler” başlığı altında toplanabilmektedir. Dini ölçülerde helal-haram, günah-sevap kavramlarıyla çerçevelenen, toplum içinde iyi-kötü şeklinde tanımlanan bu değerler, genel olarak ahlakî değerlerdir.

    • -30% İndirim
      155.00

      Bu çalışma bilindik kitap çalışmalarına benzemeyecektir. Hele akademik metot ve üslupla yazılan hiçbir kitaba benzemeyecektir. Kitabın üslubu başarabildiğimiz ölçüde sohbet havasında bilgi, fikir, bilinç içeren bir yapı oluşturacaktır. Doğrusu akademik çalışmalara ve Akademik üsluba hiç ısınamadım. Hep, sıcacık üslup, cümleler, satırlar, anlatımlar kalbime dokundu. İnsanların da kalplerine bu tür üslupların dokunacağına inanıyorum. Yanılıyorsam affedin! Kaldı ki; yeteri kadar İslam’da Aile üzerine akademik kitaplar yazıldı. Kitaplar yeterliydi yetersizdi bu konuya girmiyorum. Zaten bu konuda yorum yapacak yetkili değilim. Sadece kendim için bana yeterli gelmediğini söyleyebilirim. Bu çalışmada Müslim bir aile nasıl olmalıdır konusunda düşüncelerimi satırlara aktardım. Eksiklerim ola bilir. Hatta bazı cümlelerim, bazı yaklaşımlarım bazılarına aşırı gelebilir. Bu konularda tartışmayı sevmiyorum. Ancak uyarıyı seviyorum. Farklı fikir ve yaklaşımları olanlar kitabı okuduktan sonra bana ulaşırlarsa sevinirim. Çünkü Müslimler olarak birlikte birbirimizi güçlendireceğiz. Çalışmada bana destek veren, kitabın incelenmesi, eksikliklerin düzeltilmesi konusunda katkı veren kardeşlerime teşekkür ediyorum. Arzum yazdıklarımın Müslim kardeşlerime yararlı olmasıdır. Yararlı olabildiğim ölçüde olumlu şeyler yaptığıma inancım artacak, bana güç ve kuvvet verecektir.

    • -30% İndirim
      105.00

      Rüzgâra karşı sözler’in yazarından yeni bir çalışma…

      Yazar bu eserinde, bir yandan zihnimizi çok kurcalayan felsefenin temel konularına ilişkin düşüncelerini hikâyeler, anekdotlar, anılar ve fıkralarla akıcı bir şekilde anlatırken diğer yandan da değişik kültür ve toplumların yetiştirdiği bilgin,din adamıi politikacı, filozof , düşünür ve yazarlardan da alıntılar yaparak bizleri evrensel birikim ve değerlerle buluşturmaktadır.

      Anlatımdaki özgün ve edebi biçim, ruhumuzu coşkun ve içsel bir yolculuğa çıkarmaktadır. Konular arasında zaman zaman yolumuzu kaybetsek de sonunda kendimizi fırtınadan kurtulan bir geminin güvertesinde buluruz.

      “ Zorluk, benzersizliğimize… Bizi diğerleri ile aynı potada eritmeye çalışanlara direndiğimizde, içimize ağır bir sis çöker ve gitgide büyür. Bu sis, bizi çevremize olduğu kadar kendimize de kör hale getirir.”

    • -33% İndirim
      60.00

      Şimdi gizemli çocuğun çaresizliğinin sesi, sessiz ve karanlık mağarada çınlarken varoluşunun yarım kalmış hikayesi, nihayet kendisini duyan ve görenler olunca tamamlanacaktı. Oysa ki karanlığın içinden aydınlığa çıkabilmesinin mümkün olamayacağını zannediyordu. Görünmeyen varlığı ile herkesin her şeyini görürken, onu kimsenin görememesi ne kadar da acı vericiydi.

      Mağaranın içinden çıkarak ana rahmine tekrar dönüşün yolculuk serüveni başlayacaktı…

    • -25% İndirim
      45.00

      Ruhun varlığı bilimsel bir gerçek mi dinî bir inanış mı?
      * Evrim teorisi hakkında çok farklı fikirler var. Bu teoriyi Allah’a inanmayanlar mı destekliyor? Teorinin aslı ve bilimsellik oranı nedir?
      * “Allah’a inananlar bilimden uzak olanlardır; bilim insanları, dehalar ve büyük zekâlar Allah’a inanmıyor” iddiası doğru mu?
      * Kalp ve ruh, sadece Allah inancı ve sevgisiyle dolarsa mutlu olur deniliyor. Böyle olmadan da ben mutluyum diyenler haklı mı?
      * Allah’ın, kimini zengin kimini fakir yaratması; kimini sağlıklı ki­mini hasta, kimini sağlam kimini engelli yapması adaletsizlik değil mi?
      * Allah son derece merhametli, şefkatli ise ve hep iyiliğimizi isti­yorsa o zaman kötülükleri niçin yaratıyor?
      * Allah varsa, niçin O’nu görmüyoruz?
      * Sonsuz hayatla ilgili araştırma yaparken kimlere inanmalı ve hangi kaynaklara güvenilmelidir? Niçin?
      * Her şeyi Allah yarattıysa o zaman Allah’ı kim yarattı?
      * Allah’ın varlığını, evrendeki varlıklara bakarak nasıl anlarız?
      * Allah’ın bir şeye ihtiyacı yok, öyle ise tüm varlıkları niçin yarattı?

      BUNLAR VE BENZERİ İLGİNÇ SORULARIN CEVAPLARINI BİLİMSEL GERÇEKLER IŞIĞINDA BULABİLECEĞİNİZ VE
      BELKİ DE TEKRAR TEKRAR OKUMAK İSTEYECEĞİNİZ BİR KİTAPLA BAŞBAŞASINIZ…
      Tanıtım MetniTanıtım Metni

    • -30% İndirim
      315.00

      Kitabımın Güvenlik Uzmanı İlahiyatçıların anlayabileceği Kur’ân’ın ve hayatın şifrelerini güvenlik uzmanlığı ve ilahiyat eğitimi de almış olan bunun yanı sıra Hz. İbrahim’e dayanan soyağacım da analiz ederek yazılmıştır.
      Allah’ın Kılıcı Mesihin ilahi Analizini de elden geldiğince kısa sürede hazırladım. İnsanlığa armağanımdır. Kitabımın gelirlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine ait olduğu unutulmamalıdır.

    • Out of Stock
      40.00

      SENİ BİZ HER ŞEYDEN
      DAHA FAZLA SEVİYORUZ ALLAH`IM

      Seni biz havadan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz sudan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz ekmekten daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her şeyden daha fazla seviyoruz Allah`ım.

      Seni biz Dünya’dan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz Ay’dan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz Yıldız’lardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her şeyden daha fazla seviyoruz Allah`ım.

      Seni biz güllerden daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz karanfillerden daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz akasyalardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her şeyden daha fazla seviyoruz Allah`ım.

      Seni biz yazlardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz baharlardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her mevsimden fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her şeyden fazla seviyoruz Allah`ım.

      Seni biz güzelliklerden daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz mutluluklardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz aydınlıklardan daha fazla seviyoruz Allah`ım,
      Seni biz her şeyden fazla seviyoruz Allah`ım.

    • -43% İndirim
      200.00

      Kitap yazarlığı konusunda teşvik ve cesaretlenmem değerli siyasetçi çocukluk arkadaşım kuzenim aksiyonlu bir hayat yolunda ilerlerken hep zor zamanların adamı olan kuzenimin 1994 yılına kadar DSP Mamak gençlik komisyon üyesi şu an İyi Parti Çankaya bölge sorumlusu kurultay delegesi Sayın Asım KAYA nedeni iledir.

      Maddi ve manevi her zaman dostlarının ve dava arkadaşlarının yanında bir çınar misali duran yiğit korkusuz siyaset adamını da bu vesile ile kitabıma konu etmek durumundayım.

      Askerde iken izinli olduğunda uğradığı suikastten de bedenine isabet eden sayısız mermiye rağmen ameliyattan sağ çıkmayı başardı ve namı değer Hz. Hamza olarak adlandırdığımız gözünün gördüğü hiçbir şeyden korkmayan Ankara’nın ağır abisi iyi ki varsın.

    • -24% İndirim
      190.00

      Kitabımın Güvenlik Uzmanı İlahiyatçıların anlayabileceği Kuranın ve hayatın şifrelerini Güvenlik uzmanlığı ve ilahiyatçı olarak bunun yanı sıra Hz. İbrahim’e dayanan soy ağacımı da analiz ederek yazmışımdır. Allah’ın Kılıcı Mesihin İlahi Analizini de elden geldiğince diğer kitabımın 2. serisinde ele aldım kısa sürede hazırladım. İnsanlığa armağanımdır.
      Kitabımın gelirlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine ait olduğu unutulmamalıdır.

    • -25% İndirim
      56.00

      Mehmet Gözükara, bu eserinde Elbistan ve çevresindeki bir nesil öncesi sayılabilecek, kendi ifadesiyle ‘Fertlerinin aynı kaptan yemek yediği ve aynı bardaktan su içtiği aile bağlarının güçlü olduğu zamanlarda’, göçebe ve tarım kültürüne ait sosyal hayatın yaşanmış hikâyelerini, modern hikâye tekniği ile ele alıyor.
      Elbistan ve dolaylarında geçen hikâyelerde Anadolu insanının sevgisi, zevki, vatan muhabbeti, hayata bakışı; aşk, macera ve heyecan örgüsü içinde sözlü geleneğe bağlı akıcı bir anlatım üslubu ile çok başarılı bir şekilde aktarılmıştır.
      Ramazan Avcı
      Mehmet Gözükara özellikle çocukluk döneminde yaşanmış ve rivayet edilen olayları yörede kullanılan dil, benzetme, deyim, dua ve bedduaları kullanarak akıcı bir şekilde anlatmış. Ben bu hikayeleri okurken sanki Elbistan’da geçen çocukluğuma tekrar dönüp o günkü ruh halini ve heyecanını yeniden yaşadım.
      Usta bir halk şairi olan Gözükara; dürüstlük, mertlik, adalet, vatanseverlik gibi kültürel değerleri şiir ve hikâyeyi bütünleştirerek anlatmış. Geçmiş dönemlerdeki günlük hayatta yaşanan olaylar, kırgınlıklar, çekişmeler, gelenekler, görenekler ve gönüldeki duygular hikayelerde çok güzel işlenmiştir. Kitap özellikle yeni neslin o günleri anlaması ve geçmişle günümüz arasında kültürel bağ kurması bakımından oldukça önem taşımaktadır.
      Durdu Güneş

    • -34% İndirim
      82.00

      Bir yazar tarafından Mustafa Kemal’in 12 Haziran 1919 günü Amasya’ya geldiği yazılmış, bu bilginin yıllarca gerçek olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte Amasya ili 12 Haziran gününü Mustafa Kemal’in Amasya’ya geliş günü olarak kutlamaya başlamıştır. Tarihçilerimiz de bu olayla ilgili gerçek bilgileri yazmamış ya da yazma gereği duymamıştır. Aslında Mustafa Kemal, 13 Haziran 1919 Cuma günü sabah saat 8.30’da Havza’dan hareket ederek ikindi ezanı okunurken saat 17.00 civarında Amasya’ya varmıştır. Hatta Mustafa Kemal’in o günkü cuma hutbesini dinlemediği hâlde dinlediğini söyleyenler de ortaya çıkmıştır. Bu kitabın yazarı tarih okurlarına bu yalanları yazıp durmanın anlamsız olduğunu ifade etmek istemiştir. Ayrıca Amasya resmî makamlarına Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelişi münasebetiyle düzenlenen kutlamaların bir gün önce yapıldığı kaynaklarla anlatılmaya çalışılmış ve bu yanlışın akademisyenlere danışılarak düzeltilebileceği kendilerine nazikçe söylenmiştir. Ancak ilgili şahıslardan “Sen istediğin gibi yazabilirsin.” cevabı alınmıştır.

    • Out of Stock
      37.00

      Hey sen!
      Evet sen, şu anda bu yazıyı okuyan çocuk!
      Maceradan maceraya atılmak ister misin?
      “Evet” mi dedin?
      O zaman sıkı dur, elinde bir uza macerası tutuyorsun.

      Uzayı araştırmayı seven Bintuğ ve Göktuğ’un nefes kesen macerası seni bekliyor! Bir sevgi gezegeni olan İsoryama’dan gelen dostların yardımıyla uzay yolcuğuna çıkan Bintuğ’u ve Göktuğ’u acaba ne gibi maceralar bekliyor?

      “İSORYAMA – AMAYROSİ” mücadelesinden sevgi mi üstün ayrılacak oksa nefret mi?
      Bu kitapta okuyacağın maceralar gelecekte astronot olduğunda belki senin de başından geçecek!

      Haydi artık okumaya başla!

      Uzay aracının roketini ateşle!

      Bekleme zamanı değil macera zamanı!
      …5,4,3,2,1,0.

    • -17% İndirim
      400.00

      Toprak sende sürüldü, tohum sende saçıldı
      Yumuk yumuk gözlerim sana sende açıldı
      Herkes gibi ağladım ben de belki doğarken
      Belki güne geç kaldım, belki de geldim erken
      Bebek oldum belendim öğütülmüş toprağa
      Büyüdüm çocuk oldum elim erdi yaprağa
      Bilmedim neye yarar, neler var yüzde, binde
      Körebeler oynarken kör duvarlar dibinde
      Saklananı aradım, akşamda koyak koyak
      Yıldızlara bakarak yürüdüm yalınayak…
      Ey Barak! Sensin benim doğduğum köyüm Barak
      Yavan aşım, ekmeğim, doyduğum köyüm Barak
      Kağnılar gidiyorken şafak vakti Kepir’e
      Uyanırdım uykudan, sıçrardım birdenbire
      En mahmur gözlerime sürerken ellerimi
      Sanki sever, okşardım uyanan kaderimi
      Bir elimde anamın dürdüğü dürüm vardı
      Bir elimde değneğim belki boyum kadardı
      Kırda serin suyunu özlerken kuyuların
      Koşardım peşlerinden körpecik kuzuların
      Ne var, ne yok bilmeden hangi geleceğimde
      Yapayalnız yaşardım çocuksu yüreğimde
      Ah barak! Sensin benim bulduğum köyüm Barak
      Er ömrümde en mutlu olduğum köyüm Barak…

    • -30% İndirim
      112.00

      Nevzat Torun bir öğretmen, anılarını yazarken sadece öznel olarak yaşadıklarını anlatmıyor kıssadan hisse tarzında bir ders veriyor. Anılarının içinde neler yok ki, köyde öğretmen olmanın zorlukları, köydeki insanların algıları ve yanlışları, mahrumiyet bölgesinde iklim şartları, doğa hareketleri, siyasi anlayışın toplum üzerindeki etkileri, bürokratik çarpıklıklar…

      Torun, çok iyi bir gözlemci ve iyi bir hikâye anlatıcısıdır aynı zamanda. Sadece kendi yaşadıklarını anlatmıyor, şahit olduklarını, duyduklarını da aktarıyor. Bunu yaparken bir gazete muhabiri gibi durum tespiti yapmıyor, filozofik bakış açısıyla değerlendiriyor. İçinde mutlaka üçüncü şahısları ilgilendiren ibret verici hayat hikâyelerini esas alıyor.

      Durdu Güneş

    • -26% İndirim
      48.00

      İlk emir “Oku!” olduğuna göre yazmak da bu emrin içerisinde… Okumak ile yazmak aynı kaderi paylaşan denizler gibi… Tatlı suyun tuzlu suya karışmadığı o ince çizgi üzerinde önce okuyup sonra da yazmanın keyfi yaşam döngüsü içerisinde başka hiçbir yerde bulamadığım bir zevktir. Yazmak kesinlikle bir hedefe, topluluğa, millete, ideolojiye veya o her ne ise yöneltilemez. Yazmak varlığı ve var olanı çevrelemektir. Kalemini birilerinin, bir düşüncenin, bir topluluğun, bir ideolojinin satıcısı yapan kişiler yazar veya şair değildirler! Siz böyle kişilere ne isim verirseniz verin! Eğer okuyucu okuduğu kitap içerisinde kendisine ait bir değer bulabiliyorsa, işte o yazar başarılı bir yazardır. Bu durumda yazı amacına ulaşmıştır. Toplumun her kesiminden insana seslenmek kolay bir iş değil, ancak yapılması gereken bir eylemdir. Aynı kitabı okuyan okuyuculardan kitap içerisinde kimi çocukluğunu, kimi gizli kalmış duygularını, kimi korkularını, kimi sevinçlerini, kimi üzüntülerini veya yoksunluk çektiği, özlediği, umursadığı, çekindiği herhangi bir duyguyu bulabiliyorsa kitap başarıya ulaşmış demektir… Umarım silinmez kurşun kalemimden çıkan bu kitabı okuyan herkes anlatımlarda kendisi için bir değer bulabilir… İyi okumalar…

      Konur Alp Demir’in kurşundan ağır kaleminden… “Araf”…

      Konur Alp Demir