Filters
Done
    • -40% İndirim
      60.00

      Gerçek bir savaşçı yok ettiği değil kurtardığı canlarla ölümsüzleşir.

      -Lütfen Sunda. O daha bebek. Dedi Arol.
      -Kahretsin. Biliyorum. Bir bebek aynı senin gibi ve bebekler baş belası oluyor yani senin gibi. Dedi Sunda.
      Tüm söylenmelerine rağmen eğilip yavruyu sıkıştıran kapanı açmak için uğraşmaya başlamıştı. Arol gülümsüyordu.
      -Baş belası ne demek Sunda? Diye sordu Arol.
      Sunda eliyle kendi alnına vurdu. Sonra derin bir nefes aldı.
      -Arol lütfen anlamsız sorular sormayı bırak ve gelip bana yardım et. Dedi.

    • -26% İndirim
      37.00

      Korkuyordu karanlıktan çünkü biliyordu artık yeni şafaklar olmayacak. Kalbi şahit oldu son güneş batımına, artık umutlar da olmayacak…

      Her şeye son noktayı koyarken dudaklarına taşıdığı tek cümledeki imzası vardı. “Artık bitmeli.” Oysa henüz bilinmese de şafağın battığı yerde dolunayın ışığı doğuyordu.

    • -34% İndirim
      59.00

      “Bir şeyin var olması için yaşaması için diğer şeyin olması gerekiyorsa eğer, bizler iki şeyden birine ne kadar önem veriyoruz?” hiç düşündük mü? Veya “boş ver” kutusuna mı attık her zaman? Hiç geri dönüp bakmadan ardımıza. Bir gün aklımıza gelmiyor bile boş ver kutusuna bıraktıklarımız. Neden, niçin peki? Çünkü her şey tıkırında işliyor ve sen bunu biliyorsun, kâinat senin yaşaman için her türlü fedakârlığı yaparken, sen bir cellât gibi elinde kılıcın, onun hayat hakkını elinden almaya çalışıyorsun. Oysaki sen, o olmadan, işlemeden, yaşamadan, yaşayamazsın bunu bilmen gerekmez mi?

      Elinde koca bir dünya ve ardında ufuklar ötesi bir kâinat senin için yaratılmışken sadece “insansın“ diye var olmuşken yaptığın bu hezimet, hüsran, sadâkatsizlik nedendir? Biz böyle mi olmalıydık, böyle mi yaşamalıydık, kumandanı olduğumuz orduyu böyle mi sahiplenmeliydik?

      Hiçbir şekilde isyan etmeyen, propaganda yapmayan, ayaklanmayan sadâkat timsali, bir dünya ve kâinat gibi neferlerimiz varken, onlara böyle mi ödül vermeliydik?

    • -26% İndirim
      37.00

      Ne zaman efkâr bassa içimi
      Karşıma iri gözlerin çıkar
      Sesin eski bir aşk şarkısı gibi
      Kulağımda çınlar

      İçim yaşanmamış bir öykünün,
      Özlemiyle dolar
      Mevsim sonbahara döner
      Rüzgâr hüzünlü bir ıslık çalar

      Hayat böyledir işte
      Her yakan yanar mı sanki
      Hep karşılık bekleriz aşka
      Ama aşkın adaleti olmaz ki

      Aşk bir yalnızlık şarkısıdır
      Söyledikçe yüreğini ısıtır
      Sevgili aşkın adresi değil
      Sadece aşkı yansıtır
      Yüreğin özlemi bir yudum su değil                                                                                                                                        Yüreğin özlemi deryadır

    • -26% İndirim
      37.00

      Bindik refref denen aşk aracına
      Şükürle menzile vardık aşk ile
      Gönülden yol bulduk Hâk miracına
      Hakikat sırrına erdik aşk ile

      Sakine’yim gizden geldim ayana
      Sağıra saygım var sözüm duyana
      Ölmeden ölüp de kefen giyene
      Ayn-ül cemde nişan verdik aşk ile

      ***

      Şiirlerimde; aşk, sevda, özlem konularının yanı sıra toplumsal unsurlara da atıfta bulundum. Çoğu eserim değerli ozanlar ve bestekârlar tarafından bestelenerek türkü severlerin yüreğine emanet edilmiştir.

      Türkü nakışlı gönül kalemiyle yazdığım şiirlerimi satır satır yüreklerinize bölüyorum. Payınıza düşeni alırken sizi en güzel sevdalara emanet ediyorum.

      Aşk ile…

    • -30% İndirim
      126.00

      1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ’da, lise öğrenimimi Bulanık’ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım.

      Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün Biter Gülüşün Kalır ve Aşk Seninle Güzel Maria adlı iki kitabım yayınlandı. Birçok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi…

    • -36% İndirim
      58.00

      Oyun başlayalı yarım saati geçmişti. Turnuvanın başından beri satranç saatinin sürekli basılmaktan yıpranmış ve solmuş düğmesine diğer oyunlarımdan farklı olarak sert basmayı istemedim. Herkesin zamanı yetiştirmek adına hırsla vurduğu bu düğmeye maç süresince sakin bir edayla dokunacaktım. Bu hareketimle belki oyunu değil ama onu kazanmayı umuyordum. Gözümü oyundan ayırmaya cesaretim yoktu. Dalgınlıkla oyundan kafamı kaldırdığım zamanlarda gözlerime o ela gözleri değince satranç saati tamamen sessizliğe bürünüyor, duyduğum tek tik-tak sesi göğüs kafesimi kırmaya meraklı kalbimin tik-takları oluyordu. Keşke böyle zamanlarda satranç saati gibi yürek saatini durdurmanın veya karşı tarafa paslamanın bir yolu olsaydı.

      Rakibiniz sadece rakibiniz olmayınca içinizdeki karmaşayı karşı tarafa belli etmeyi pek tercih etmez; bunun bir zayıflık yaratmasını istemezdiniz.

       

    • -36% İndirim
      58.00

      1965 Muş/ Bulanık doğumluyum ilk orta öğrenimimi Elazığ’da, lise öğrenimimi Bulanık’ta bitirdim. Lise mezunuyum evliyim üç çocuğum var. Bankacıyım yurdun çeşitli illerinde Ziraat Bankasında görev yaptım.

      Şiir yazmaya lise yıllarında merak sarıp gönül verdim. Gün biter gülüşün kalır isimli şiir kitabım 2021 yılında çıktı. Bir çok şiirim önemli sanatçılar tarafından bestelendi…

    • -25% İndirim
      27.00

      “AŞK’A” susayan kalbinin dudakları çatladı…
      Yüreğinin dilinde tek hece “AŞK”…
      Hasret çeken gönül evinde tek kelime “AŞK”…
      Levhi kalem; kapı ve pencerelerini açan ruhunun üzerine
      “AŞK” yaz…
      * * *
      Hücreleri aç, gıdası “AŞK”…
      Damarları susamış, arzusu “AŞK”…
      Kırıldı kolu, kanadı dermanı ” AŞK”…
      Kalmadı takati, mecali “AŞK”…
      Nefesi, aşı artık “AŞK”…
      * * *
      “AŞK” için yaratıldı Muhammed (S.A.V.)…
      “AŞK’IN” hatırı için af edildi Adem…
      Enbiya’nın yüzündeki nur “AŞK”…
      Sahabenin kalbindeki ateş “AŞK”…
      Evliyanın dilindeki muhabbet “AŞK”…

    • -25% İndirim
      27.00

      Gerçek anlamda aşk Allah u Teâlâ’yı talep etmek ve O’nu sevmektir.

      Hakk’ı isteyen ve seven herkes âşık olabilir. Ancak âşık; kendi gönlünü ma’şuk için boşaltması, akıl bağından kur-tulup iç âlemini sevdiğinden başka diğer bütün isteklerden temizlemesidir.

      Ma’rifete yani ilahî bilgiye ulaşabilmenin yolu akıl ve nazar değil ilâhî aşktır. Allah u Teâlâ’ya akılla değil ancak aşkla ulaşılabilir.

      Bu mertebeye gelen insan, kendinde sonsuz bir hayat hamlesi sezer. İyi işlere sarılır ve başarır, hiçbir yorgunluk duymaz. Derin bir aşk içinde insanlara hizmet verir.

      Aşkı nura, aklı da ateşe benzetirler. Aklın aydınlığı her ne kadar uzağı görüyorsa da aşkın ateşi daha fazla uzağı görebilir. Aklın aydınlığı, aşkın ateşiyle birlikte hareket etmezse tek başına gönül evini aydınlatamaz. Ne vakit aklın nuru, aşkın ateşi ile birleşince o zaman gönül sarayı tam anlamıyla aydınlığa kavuşur.

    • -23% İndirim
      50.00

      Duyguların evrensel karakterinden yola çıkılıp, değerlendirildiğinde; insan hissiyatında farklılığın, sahip olunan imkânlarla sınırlı olduğu, açıkça görülebilmektedir.

      Hayatın gerçekliğinde, yazdıklarımla ortaya çıkan kitabın içindekileri, keyifle okuyabileceğiniz harika bir hikâye olarak düşündüm!

      Bunu doğrulamak için de, Tahsin Bey’in çocukluk döneminden başlayıp; karşılaştığı zorlukları, nasıl yendiğini ve çileli hayata göğüs gererek, başarıya ulaştığını yazdım. İçine düştüğü gönül ilişkisini ve yaşadığı bunalımları kendi yazdığı “not defterinden” bir cerrah titizliğinde kelimeleri seçerek sizlere aktardım.

      Seven bir adamın ailesiyle, sevdiği arasında kalışını ve çocuklarının geleceği için ortaya koyduğu soylu davranışını anlattım. Sadece bunları anlatmakla da yetinmedim; çevresindekileri kıskandıracak kadar zarif ve güzel; eğitimli kadına sırılsıklam âşık olan Tahsin Bey’in çizdiği zikzakları da, kaydettim!

      Bunlardan başka, kültür, sanat ve kadın cinayetleri gibi sosyal olayları bürokraside, ihtisası yapılsa, bu kadar olmaz diyebileceğiniz beceriksizlikleri, gayretli çalışmalarına rağmen görmemezlikten gelinen, saf ve temiz kamu görevlilerini!

      Geleceğimiz olan gençlerimizi, büyük emekle şekillendiren öğretmenleri ve başka birçok olayı ayrıntılarıyla; “tutulan defter kayıtlarından” bire bir aktardım.

      Sorumluluk duygusuyla hizmet etmeye çalışan iyilerin. Devlet imkânlarıyla ‘kariyer yapma’ derdinde olan, bürokraside ki kibir abidelerinin (davranışlarıyla), vatandaşı devletten soğutmaya çalışan kötülerin.

      Ayrıca birçok sevenin kavuşamadığı gibi iki sevgilinin ‘Vuslata Ermeyen Aşkı’nın ‘hüzünlü hikâyesini’ anlatmaya çalıştım bu romanda.

    • -25% İndirim
      45.00

      Alperhan; sırtını kendisiyle yaşıt alıç ağacının gövdesine dayayarak serin gölgesine oturup, gözlerini Kızılırmak vadisinin derinliğine dikti. Öylece durdu… Alıç ağacı gölgeliğinin ötesinde ise öyle sıcaktı ki hava ve toprak. Güneş sanki sıcağını, ışığını ve ısısını kovalarla, helkelerle hatta kazanlarla yeryüzüne döküyordu. Ardından da bir serin su serpiliyordu ürpertircesine barajdan esen rüzgarlarla…! Uzun upuzun, birbirine benzeyen yıllar; ağır ağır, aheste aheste geçip gittiler. İşte benim rüyalarım, hayallerim, hülyalarım. 40 yıl sonraki eskimiş yıllarım. Ve yanan, yakan, kavuran bir afat ataşta yanacakken zamanın, o en değerli, küçük, küçücük. Minnacık, bir “an” kadarcık kısmında gördüğüm ULVİ RÜYAM …! Varın da hesap edin şimdi zamanın değerini, kıymetini ve vazgeçilmez, paha biçilmez bir mücevher oluşunu.
      Zamanın;
      Münevver,
      Muteber ,
      Muazzam
      Mükemmel ve
      Muhteşem Oluşunu…!

    • -23% İndirim
      46.00

      Ülkemizi zekice taktikler sayesinde düşmanlardan kurtarmayı bilmiş ve yıkılmakta olan bir imparatorluktan yepyeni modern bir ülke kurmayı başarmış bir liderin çocukluğu acaba nasıl geçmiş olabilir hiç düşündünüz mü?

      İşte bu kitap ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ne denli zeki ve ileri görüşe sahip olduğunu, zorlu koşullar altında nasıl pratik çözümler bulduğunu ve ülkemizi kurarken yaptığı devrimlerin temelinin aslında nasıl oluştuğunu göstermektedir.

    • -30% İndirim
      133.00

      Ayşe Topçu der ki;
      Hayat telaşemiz içinde, rastladığımız küçük bir tebessüm, duyduğumuz bir kelime, bazen de söylenen bir cümle hayatımızın dönüm noktası olabilir.
      Orhan Pamuk, “Yeni Hayat” kitabında “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” der.
      Balzac “Bir kelimenin insan hayatını değiştirdiği çok görülmüştür” der.
      Bu kitapta Türk atasözleri ve diğer milletlerin atalarından miras kalan kısa, özlü, faydalı sözler seçilerek derlenmiştir.
      Bu kitabı okuduğunuzda; zihin dünyanız genişleyecek, hazır cevap yeteneğiniz gelişecek, geçmiş yaşanmışlıkların zengin düşünce ışıkları sizin de zihninizde yeni ışıklara ilham kaynağı olacak ve asla eskisi gibi olmayacaksınız.
      Yani; hayatla ilgili dersinizi atasözlerinden almazsanız, hayat dersini bizzat kendisi verir. O da asla bedava vermez. Bazen biraz acı, bazen daha büyük zararlar verir. Benden söylemesi… : )
      Bakın Atalarımız ne demiş?
      “Nasihat tutmayanı müsibet tutar”
      Peki diğer milletlerin ataları ne demiş?

    • -20% İndirim
      200.00

      “Kitap var ama katip yok, bina var ama usta yok, resim var ressam yok, saat var ama saatçi yok, bilgisayar var ama mühendis yok”
      Bir kişinin bir bilgisayar yaptığını görüyorsunuz. Bunu görmek size bilgisayarı birinin yaptığını ispatlıyor.
      Ama bilgisayarı yapanı görmeden bilgisayarı görmek, bilgisayarın bir yapıcısı olduğunu, aklen ispatlamaz mı?
      Bilgisayardaki plan, proje, şekil, tercih, donanımlar, yazılımlar, programlar, (canlılardaki DNA, RNA, el-ayak, göz-kulak, dil-dudak…) yapılırken, görmeseniz de bir mühendisliği ve mühendisi ispat etmez mi?
      Her bir varlıkta bir plan, bir proje, bir irade, bir tasarım yok mu?
      İşte bu, akılla, mantıkla görmek ve bilmek demektir.
      Aksi akılsızlık ve mantıksızlık değil midir?
      ***
      Kur’an, daha sonra gerçekleşecek hadiseleri ve ispatlanacak ilmi tespitleri nasıl bilebiliyor, hadiseler ve ilmi gelişmeler aynen Kur’an’ın anlattığı gibi nasıl gerçekleşiyor?
      Ve Hz. Muhammed (s.a.v.) bunları nasıl haber veriyor?
      ***
      Tıbbın yasaklamasına rağmen, bir doktor, sigara içiyor diye tıbba küsülür, sırt dönülür mü? O durumda zararı siz görmez misiniz?
      Dinin yasaklamış olmasına rağmen, Müslüman görülen bazıları yasaklanan o şeyleri yapıyor diye İslam’a sırt dönmek, pireye kızıp yorganı değil, kendini yakmaktır.

    • -26% İndirim
      70.00

      Kan kırmızısı sevgi dolu kalbim
      Her nefes alışım da gözlerimin içinde
      Kalbim de belki var 99 yıldız
      Biri söner biri yanar
      Cam kırıkları çiçek açtı içinde
      Kalbim de belki var 99 yıldız
      Biri söner biri yanar
      Kan kırmızısı merhamet dolu kalbim
      Her nefes alışımda gözlerimin içinde
      Kalbim de belki var 99 yıldız
      Biri söner biri yanar
      Hayal kırıklıkları kırmızı tomurcuk
      açtı içimde
      Kalbim de belki var 99 yıldız.
      29.09.2023