Filters
Done
    • -35% İndirim
      98.00

      Azap dolu geçmişi olan Malik yitip giden o sevdiklerini tekrar görmeyi ne çok isterdi. Bundan böyle tek görevi, her köşe başında yeni bir tehlike ve gizemin belirdiği o Krallıklarda ilerleyerek görevlerini bir bir yerine getirmekti.

      Bu hayatını riske atma pahasına olsa bile…

      Korkunç yaratıklar ortalığı yakıp yıkmaktadır ve tüm Krallıkları ele geçirmişlerdir. Yol boyunca ihtiyar büyücüden öğrendikleri onun işine yarayacak mıdır? Malik’in olağan üstü büyü ve okçuluk yetenekleri, düşmanlarını yenmelerini sağlayabilecek mi? Deliler gibi sevdiği aşkını son bir defa görebilecek mi? Yoksa bu Malik’in son savaşı mı olacak?

      Kazım Saatçı, hep fantastik dünyalara ilgi duydu. Bilgisayar 3D çizim ve modelleme uzmanı olarak sıra dışı çizimler yapabilecek kadar yaşadığımız dünyanın dışına odaklanmayı başardıysa da bu dünyaya bir eser bırakmak arzusuyla yazma macerasına daldı. Ateş ve Gül adlı kitabın ömrünün en güzel çabası sayan SAATÇI, okurlarını kurguladığı bu dünyaya seyahat etmesi için davet ediyor.

      Saklı Diyar’ın tüm gizemini çözmeye hazırsanız başlayalım.

    • -35% İndirim
      85.00

      Şiir, duygulardan düşüncelere, düşlerden özlemlere süzülmüş yaşantı birikimlerinin hece hece, dize dize satırlara aktarılmasıdır.
      Ay yıldızlı, al bayraktır. Vatandır şiir. Düşmana göğsünü siper etmiş geçit vermeyen kahraman Mehmetçiğin yiğitliğidir.
      Gurbettir, sabırdır, bekleyiştir. Kimi zaman yitip giden sevgilidir. Canın canana olan sevdasıdır. Yola revan olmuş yoldaş, sadık bir sırdaştır. Hüzündür, hüzünlüdür şiir.
      Ortak paydası şiir olan şiire, aşk ve muhabbetle bağlı otuz şairin, yürek ateşinde demlenen şiirlerinden oluşan titiz ve özverili bir çalışma sonucu hazırlanmış Ateşte Demlenen Şiirler Antoloji-1 adlı eserini sizlerle buluşturuyoruz.

    • -35% İndirim
      150.00

      Kalemler ki ayrı ayrı duygular yazdı
      Döküldükçe bin nameler, yaralar azdı
      İlham kağıda düşerken ayrı bir nazdı
      Gel dostluk bağlarına da şiir demlensin

      Sevgi yollarından geçip, dağlar asarız
      Dost bağına gül için durmaz koşarız
      Şiirlerin ırmağında çağlar coşarız
      Gel gönül dağlarına da şiir demlensin

    • -25% İndirim
      45.00

      Hayatının her döneminde şiirle haşır neşir olan şairimiz, şiirlerini aktif olarak emekli olduktan sonra düzenlemeye, derlemeye ve bu konuda uğraş verip kendini geliştirmeye çalışmıştır.
      Tarzında; serbest, özgün ve hece şiirlerini benimseyen şairimiz, şiirlerinde; sosyal, ekonomik, milli konulara da değinmiş olsa da esasen aşk, özlem ve ayrılık temaları ağır basmıştır.

      ***

      AY AĞILI HARELER

      Ay ağılı akşamlar doğmuş sinemde,
      Batar Zühre’sine gönlümün.
      Yıldızlar susar olmuş gözlerimde,
      Kanar harelerine ömrümün.

      Yağdırır mehtabı özlemim yüreğime,
      Harlanır ateşi içimde zulmünün.
      Doldurur kahroluşum bulutları gözlerime,
      Sel olur kirpiklerimde kanlı yaşı gönlümün.

      Utanır yüreğim vefasızlığa ağlamaya,
      Ay kararır, yıldız söner,
      Dökülür karanlığa dilsiz sözler.
      Kurşun olur uykularıma rüyalar,
      Vurur aylasından gecenin,
      Kalır karanlıklar.
      Bastırır suskunluklara utancımı, döktüğüm yaşlar.
      Küsmüş varlığıma sebepsiz, ay ağılı hareler.

    • İçimizde otuz yılın hasreti,
      Aramızda yıllar kaldı, ay Laçın.
      Alçak düşmanların hain niyeti,
      Bizi senden ayrı saldı, ay Laçın.
      Can Laçın…
      Uzak bakışlarla soldun gözümde,
      Boy verdin dilimde, bittin sözümde,
      Zulmete çevrildi her gündüzüm de,
      Hasret saçlarımı yoldu, ay Laçın.
      Can Laçın…
      Şehit kanlarıyla yeşeren taşın,
      Bir günde, kederden ağaran başın,
      Her yamaçta her kayanda gözyaşın,
      Yüreğimde feryat oldu, ay Laçın.
      Can Laçın…
      Ata yurdum sende kaldı, kocaldı,
      Sanki dünya bu ömrümden öç aldı…
      Şükür gam-kederim geride kaldı,
      Gözlerim sevinçten doldu, ay Laçın.
      Can Laçın…

    • -30% İndirim
      112.00

      2019 yılında yayınlanan, “Hukuk Aşkı” adlı kitabımda, bir anayasa öneri metnim de vardı. Diğer kitap çalışmalarımda ise buna ilave ve düzeltmeler yaptım, geliştirdim.
      Okumakta olduğunuz 24. kitabımda ise daha detaylı, kabul edilebilir, sürdürülebilir bir anayasa önerisi hazırladım. Birlikte yaşamın ortak mutabakatını, anayasayla sağlamış olsak da elbette yeterli değildir. Diğer yasalarla, tabana yayılmış adalet ruhu ve hukuk bilinciyle desteklenmelidir.
      Farklı alanlara özel yazılmış kitaplarımla ise bu ilave desteği sağlamaya çalıştım.
      Anayasa önerisi hazırlama sürecinde; yoğun araştırma, inceleme, okuma ve gözlemler yaparak; hakkaniyet, meşruiyet ve evrensellik kapsamını genişletmeye özen gösterdim. Farklı ülkelerin anayasalarını inceledim. Doktora ve bitirme tezleri okudum. Diğer anayasa önerilerini de inceledim.
      AİHM, AYM ve Yargıtay kararlarını okuyarak; ortak ve ortalama toplumsal sorun ve çekişmeleri tespit etmeye çalıştım.
      Anayasalar, bir toplumun güvenliğini, garantörlüğünü, huzurunu, devamlılığı, barışı, düzeni sağlayan en temel metinlerdir. Elbette ki ihtiyaç olduğunda değiştirilebilmelidir. Öncelikle anayasa; tüm toplumun içselleştirdiği, yanında taşıdığı, bazı kısımlarını ezberlediği, pano yapıp duvara asabildiği nitelikle ve içerikte olmalıdır. İçerikte yalnızca anayasa önerimiz yoktur. Denemeler, özdeyişler, alıntı söz ve yazılarla; amaç ve ideallerimi, genişletmeye ve gerekçelendirmeye çalıştım. En son bölümde ise, sürekli güncellediğim önerilen kaynak eserler listesini bulacaksınız.
      “Yüzlerce anayasa önerisi var, bizimki ne işe yarayacak?” diye düşünmek, irade ve kararlılığımızı baştan devre dışı bırakmak olur. Eser yayınlanıp dağıtıma çıktığında, yazarı ve okurları tarafından gerekli makam ve kurumlara iletilecektir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin kalıcı temelleri; ancak toplumsal ve ortak bilinç hareketiyle atılabilir.

    • -30% İndirim
      98.00

      Mademki yeryüzünde insan olarak bulunuyoruz; dağ, taş, toprak, hayvan, bitki ve diğer canlı/cansız varlıklardan bir farkımız/farklılığımız olması gerekmez mi?
      İnanç, düşünce, beklenti, özlem, tutku, hasret gibi farklılıklarımızı zorlamadan; “insan olma” ortak paydasında buluşamıyorsak, her varlık için, bu gezegen cehennem ve zindana dönüşecektir.
      Diğer eserlerimde anlattıklarımdan farklı olarak; ahlak, adalet ve maneviyat öğretilerini merkeze alıp, siyaset anlayışıyla buluşturmaya odaklandım.
      Etik değerler; kurumsal, ilkesel, mesleki ve tüm görev alanlarındaki, doğruluk, dürüstlük, adalet ve hakkaniyet yazılı kurallarını içerir. Ahlâk ise bireyde şekillenip, topluma yansıyan, olumlu/tutarlı davranışlar bütünüdür. Toplum ve topluluklara göre değişebilir. Yazılı ve yazılı olmayan gelenek/göreneklerle şekillenir. Biri diğerinin yerine geçemez. Alternatifi de değildir. Birbirlerini tamamlarlar.
      Ahlaklı, adil, dürüst insan; prensipli, düzenli, özenli, disiplinli, uyumlu, kurallar, ilkeler ve yasaların gereğini yerine getiren bir kişilik karakterine sahiptir. Bir konut sitesinde kirada yaşıyorsa; Türk Borçlar kanununa göre, mülk sahibine karşı yükümlülükleri, sorumlulukları vardır. Kat mülkiyeti kanunu ve site yönetim planına göre; diğer komşularına ve yönetime karşı sorumlulukları vardır. Türk medeni kanununa göre ise aile bireylerine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Eğer kusur, özensizlik ve kabahati aşan bir suç vasfı varsa ortada; mağdur ve sanık, ceza hukukuyla tanışmak zorunda kalır.
      Yasaları bilmemek; bir kusur/ihmal/suç karşısında mazeret kabul edilmemektedir. Bundan dolayıdır ki; sistemli, özenli ve verimli bir yaşam modeli için öncelikle hak, ödev ve sorumluluklarımızın ne olduğunu bilip, mümkünse beklenenden daha fazlasını sunmak gereklidir.
      Ahlâklı, doğru, dürüst insan deyince; genel kanaat ve beklenti: “sessiz, sedasız, mülayim, sâkin, uyumlu, tepkisiz, hareketsiz, ısrarsız bir karakter canlanır hafızalarda. Oysaki tam tersi olmamakla birlikte, oluşan kanaat noksandır. Ahlaklı insan; adalet, hakkaniyet ve tüm donanımsal sistematiğini devreye alarak, istismara açık tüm alanlarla mücadele eder. Ne aldatır ne de aldanan olmak ister. İki yönlü mücadele insanıdır o.
      Her çokluk; azdan ürer, oluşur. Hiçbir başlangıcı küçümsemeyelim. Umudu da çabayı da hayali de düşü de… Aşı, tohum ve maya; büyüttüklerimizin atası değil midir? Öyleyse durma şimdi: “Ayağa Kalk İnsanlık!” diyoruz.

    • -35% İndirim
      195.00

      Hamd, Yüceler Yücesi, Halim, Hâkim, Ğafur, Rahim olan âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O Allah ki; Rahmeti tüm âlemi ihata eden Rahman ve Rahmeti Müminlere has olan Rahim ve Kıyamet Günü sahibidir. Gökleri ve Yeri altı günde yaratan o’dur ve Ebu’l Beşer olan ilk insanı (Âdem a.s.) süzülmüş çamurdan (sülâleden) yaratandır. (Bu mertebe ilk insan olan Âdem’in yaratıldığı dolayısıyla insan cinsinin, insan organlarının başlangıç evresidir. Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere koyandır. Sonra görenler için siyah bir pıhtı olan nutfeden Alak’ı yarattı. Sonra alaktan bir çiğnem et miktarı kadar olan mudğayı yarattı. Sonra bu mudğadan üzerinde kurulacak olan sağlam binanın (insan iskeleti) esasını teşkil eden muhtelif ebat ve şekillerde kemikler yarattı. Sonra bu kemikleri elbise giydirir gibi etle giydirdi. Ve böylece bambaşka bir mahlûk yarattı ve en güzel yaratıcı olan Allah (c.c.) ne yücedir.

    • -35% İndirim
      52.00

      Bir yanımız bahar, bir yanımız hazân,
      Ne kısa mesafe aradaki zaman.
      Geçmez sandığın o derin acılardan,
      Merhem olur sevinç, ummadığın bir an.

      Hayatın bir ucundan tutmuş gidiyoruz. Bazen acı ile yoğrulup, bazen sevinç ile kucaklaşıp yol alıyoruz. Lakin acı sevinç kadar çabuk geçmiyor. Çünkü acı geçmeyen bir iz bırakıyor, sevinç ise anlık mutluluk veriyor ve çabuk unutuluyor.
      O yüzdendir ki şiirler hep, özlem, hasret, gözyaşı içeriyor ve kalpten dile dökülüyor. Hissedilen her duygu ömrümüze, ruhumuza çok şey katıyor. Ama ruhun dinginliğe ihtiyacı var. Bizler acı ve sevinci yürekte dengeli tutarsak eğer, daha az yorulur ve daha çok şükrederiz.
      Hayatı güzelleştiren duygular ise sevgi, saygı ve merhamet… Bu duygulara sahip çıkmak ve onları iyi muhafaza etmek gerek. Çünkü ruhumuzun ihtiyacı bunlar.
      O halde şu kısa hayatta severek, sevilerek; birbirimizi yormadan yol almaya bakalım.
      Aynı yerde, aynı dengede kalalım.

    • 35.00

      Bir çocuğun düşüne girebilmek,
      Yüzünde bir gülücük olabilmek,
      Ona güzel bir hayat sunabilmek,
      İmkanları paylaşabilmek,
      En büyük mutluluk olsa gerek.
      İmkanlar paylaşılınca güzel

    • -31% İndirim
      125.00

      Azerbaycan’ın genelinde tarihi hadiselerin meydana getirdiği toplumsal travmalara rağmen yüksek medeniyetlerin inkişaf ettiği ulus devlet anlayışına sahip yüksek seciyeli vatanperver insanlara rastlayabilirsiniz. Türk milletine münhasır deyimlerin birisinde bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır öz deyiminde olduğu gibi, bir acı kahvenin kırk yıl hatırını güden Türk Milletinden bir asır süren kötülüklerin unutulmasını isteyemezsiniz.

      Bu görüşün iz düşümünde, yaşadığımız acıları harmanlayıp polisiye türünden bir eser meydana getiren Araştırmacı Yazar Ziya Şahin’in Azerbaycan Kurtları Bakü’den Paris’e Takip kitabına son söz yazmamı rica edince düşünmek zorunda kaldım bulduğum ilk fırsatta adı bahse konu olan kitabı yakından görmek ve incelemek için taslak baskısını kendilerinden istedim… Kitabı elime alınca yeniden gördüm ve şahit oldum ki Karabağ’da Türk Milleti’ne tahammül edilmesi imkânsız şeyler yaşatılmış. Bu acıların ve yaşanmışlığının peşine düşen kahramanlar Paris’e kadar takip ettikleri insanlık düşmanlarına kısas hakkını kullanarak hak ettikleri cezayı vermişler. Çünkü zalimlere merhamet edenler veya hoşgörü gösterenler en az onlar kadar işlenilen cinayetlerden sorumludurlar. Ben sizlere bu kitabı alın veya okuyun demiyorum; bu kitabı nerede bulursanız alın ve kütüphanenizin başköşesinde saklayın diyorum. Bu vesileyle Karabağ’ın acılarını ve Hocalı mazlumlarının katledilişini ozan diliyle kaleme alan Türk Dünyası’nın ziyalısı Araştırmacı Yazarımız Ziya Şahin’e öz minnettarlığımı bildirerek teşekkür ediyorum. Cenabı Allah Can Azerbaycan’ı ve mübarek vatan toprağımız Can Karabağ’ı dünya durdukça hıfzı emanında esirgesin ve korusun…

      Tarihçi Araştırmacı Yazar Hasan Barın

    • -28% İndirim
      130.00

      İraq Türkmanlarının söz və həqiqət bayrağını ustadlardan məsuliyyətlə alıb, gələcək nəsillərə ötürmək üzərə şərəflə daşıyan Şəmsəddin Kuzəçi çiynindəki mənəvi yükün fərqindədir. O, sanki bir institutun işini təkbaşına görmək yetənəyi nümayiş etdirir. Doğrudan da, hərdən heyrət edirsən ki, o, bir bu qədər məhsuldarlığı və çoxyönlü keyfiyyətli işləri bir ömrə sığdırmağı necə bacarır?.. Bu sualın cavabı onun millətə sevdalı olmasına, Türk dünyasına aşiq olmasına bağlıdır. Çox şadıq ki, sevdalılıq, aşiqlik onun timsalında həvəskarlıqda qalmayıb və peşəkarlıqla ziddiyyət deyil, üzvi vəhdət təşkil edir.

      Biz də gördüyü işlərə görə Şəmsəddin Kuzəçi bəyi təbrik edir, gələcəkdə onu Azərbaycanın və Türk dünyasının önəmli şəxsiyyətlərindən biri olaraq görəcəyimizi ümid edirik.

    • -28% İndirim
      115.00

      Şəmsəddin Kuzəçi Azərbaycan, İraq və Türkiyə arasındakı mədəni əlaqələrin gücləndirilməsi istiqamətində göstərdiyi səmərəli fəaliyyətinə görə 500-ə qədər mükafat, medal, plaket, təqdirnamə alıb, habelə Türk dünyası birliklərinə fəxri üzv seçilib. O, Azərbaycan Yazıçılar Birliyi, Dünya Gənc Türk Yazarlar Birliyi və Türk Dünyası Ağsaqqallar Birliyinin diplomlarını, 2006-cı ildə İraq, Azərbaycan və Türkiyə ilə əlaqədar elmi və ədəbi fəaliyyətinə görə Azərbaycanda “VEKTOR” Beynəlxalq Elm Mərkəzinin “Fəxri doktor” adını, 2022-ci ildə Türk dünyası araşdırmaları üzrə Beynəlxalq Elmlər Akademiyasının “Fəxri professor” diplomunu alıb. 60-dan çox kitabı nəşr olunub. Əsərləri ingilis, rus, ərəb, habelə Azərbaycan və digər türk dillərinə tərcümə edilib.

    • 140.00

      Bu kitap yüreğimdeki Hak ve Aşk noktalarından süzülegelen sözler demetidir. Adeta bir harmanda buğday başaklarından oluşan demetlerin havada, rüzgarda savurulduğu gibi ben de şiirlerimi, sözlerimi şiir dostlarının yüreklerine, bu kitaptaki sahifeler halinde savurdum.

      Kitabımın ismi B”aşk”a Şiir. Başka şiir, Hakk’a şiir, aşk’a şiir. Yüce Rabbim bizi Hakk’tan ve aşk’tan ayırmasın. Amin.

      Şiir sever dostlarımın bu kitaptan istifade etmesini ve birkaç sözle de olsa hoşluk duyacağı ve güzellik hissedeceği bir şeyler bulmasını diliyorum. Olur inşallah.

      ***

      B “AŞK”A ŞİİR

      İnan, başka bir şey bu, hem de çok başka.
      İnsan anlamıyor, düşmeyince Aşk’a.

      Düştüm ben de, kimse tutup kaldırmasın.
      Herkes yoluna gitsin, hiç aldırmasın.

      Düştüğüm yer, yücelerin en yücesi.
      Aşk tek bir kez yaşanır, yoktur hecesi.

      Çok şükür Aşk’a düştüm ben, düş’tüm Aşk’a.
      İşten bundan dolayı, bu şiir başka.

      Aşk’ım Allah’ın adıyladır, adıyla.
      Sonsuza dek yaşarım Aşk’ın tadıyla.

    • -25% İndirim
      45.00

      “Hak vaki olup da ecel gelende,
      Peşimden gelecek izsiniz oğul!
      Ruhum ayrılıp da tenler ölende,
      Kadrimi bilecek sizsiniz oğul!
      Peşimden gelecek izsiniz oğul!”

    • -35% İndirim
      62.00

      ” Bir gülistan… İçinde türlü türlü güller ve çiçekler… Her birinin rengi bir başka, kokusu bir başka. Her biri bir başka güzel… Ve bir Bağban… Umut yüklü hayallerine hasret, sevgi dolu, gülistan gönüllü bir insan…

      Bağban, bütün yeryüzünü böyle bir gülistan olarak düşünür. Bütün insanları; özellikle de kadınları birer gül, sümbül, lale, zambak; birer çiçek, açelya, nergis, menekşe, leylak kabul eder hep. Çiçekleri, gülleri çok seven, onların dalına, yaprağına konan böcekler; arılar, kelebekler de vardır bu gülistanda; ağaçlar, dallar, yapraklar ve onlara tüneyen kanaryalar, kumrular, bülbüller, saksağanlar da… “