Açıklama
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 96 | Yayın Dili | Türkçe |
₺300.00 ₺200.00
Röportajı, bizler televizyonlarda gazetecilerin devlet adamlarıyla, siyasilerle ya da spor veya musikide tanınmış birileriyle yaptıkları ve kamerayla kayıt altına aldıkları söyleşilerde görmekteyiz.
Ben de yaptığım bazı röportajları veya benimle yapılmış röportajları kayıt altına alabildim. Bunları da bir kitapta birleştirmek istedim. İşte bu kitap, bu niyetimin ürünüdür.
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 96 | Yayın Dili | Türkçe |
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Bu kitabı neden yazdım?
Ormanda tek başımıza yaşamadığımıza göre yaşantımızı düzene koymak ve huzur içinde bir düzen kurmamız gerekiyor. İnsanların birbirinin hakkını gasp etmesinin ve birbirine zarar vermesinin önüne geçmenin tek formülü makul bir hukuk sistemi kurmaktır. Peki iyi hukuk sistemi nasıl kurulur, her hukuk sistemi insanlara huzur ve güven tesis edebilir mi? Sözde değil gerçek bir fonksiyon ihtiva edecek olan bir hukuk sistemi nasıl kurulur? Adalet olmadığında başımıza neler gelebilir?
Bugün bizler için iyi olup başkaları için kötü olan sistem yarın tersine işleyebilir. Bunun önüne nasıl geçmeliyiz? Hukukun bıraktığı boşluğu ahlak ve vicdan doldurabilir mi? Yahut doldurması için neler yapılmalıdır? Hukuk öncelikle namuslu insanlar için mi gereklidir yoksa namussuzlar için mi? Hukuk ve adaletin tesisinde halkın rolü ne olmalıdır? Halkın adalet talebinin bir önemi var mıdır? Olayların farkına varmanın adaletin rotasına bir etkisi olur mu? İşte kitabı bu soruların cevabını aramak için kaleme aldım.
-29% İndirim… Hukukçunun her söylediği, gerçeği ifade etmeyeceği gibi hukuki dile büründürülmüş her şey de gerçek olmayabilir. Öte yandan, dil ve kültürün sağladığı “anlam” da belli koşulların varlığına indirgenemez. İşte, “gerçek”, “simge”, “anlam”, “işlev”, “çatışma”, “geçerlilik”, “meşruiyet” ve “bilgi” kavramları önemli öğeler olarak çağdaş hukuk ve toplum teorisinde yerini almalıdır. Bu doğrultuda yoğunlaşacak felsefi ve/ya sosyolojik çalışmaların Türk hukuk kültürüne/hukuk bilincine ve standart hukuk resmine kazanımları da tahminlerin ötesinde olacaktır.
Hukuk teorisi, kavramlar ve soyutlamalarla dile getirilmekte, gerekçelendirilmekte ve somutlaştırılmakta ise de kurallardan biri ihlal edildiğinde cezalandırılan ve cezaevine konulanın bir kavram değil, bir insan olduğu unutulmamalıdır. İnsanı devre dışı bırakıp, hukuku cansız nesneler toplamına dönüştüremeyiz. Bir kavram ne denli yüceltilirse yüceltilsin, anlamı, kavramın tikel/ toplumsal varlıkların deneyimlerine ilişkin sonuçları gözlenerek irdelenmeli ve hukuk bilgisinin, uğruna hukuk yaratılan kişiler/toplum göz ardı edildiğinde, çok az şey ifade edeceği bilinmeli; hukukun insani boyutu olduğu kadar toplumsal bir olgu olduğu unutulmamalıdır. İşte hukuk düşüncesinin ana teması, bireysel/kolektif seçim haklarını ve bu haklardan etkin bir şekilde yararlanmayı sağlamaya yönelik kurallarla birlikte özgür, siyasi ve ekonomik bir düzeni biçimlendirmektir.
Hukukta hiç olmazsa potansiyel olarak değerli bir şeyin varlığına tanık olmaktayız. Temiz hava temizdir gibisinden iyi hukuk da iyidir. Kuşkusuz, etkili hukuk sistemi ile halka sunulan sosyal olanaklar yelpazesi olabildiğince artacağından/arttığında, bu durum kendiliğinden bir iyilik oluşturacaktır. Bazı düşünürler, hukukun (hiç olmazsa bir kısmının) muhtevaya dayalı olarak itaat için ekseriya ahlaki bir yükümlülük olduğunu da söyleyeceklerdir. Hukuk hakkında “iyi” söylenecek nesnenin, üyelerinin otonomluğuna saygı içinde kişilerin tümünün eşit olarak görülmesi şeklinde sosyal yaşamın düzenlenmesidir. Bu açıdan, belli bir ülkedeki hukuk muhtevası düzenlemesinde hukukun üstünlüğü ideali göz önünde bulundurulmalıdır. İşte bu ideale erişim yolunda elinizdeki denemeler mimarı Ali Rıza Malkoç’u içtenlikle kutlar ve yeni girişimlere yelken açarak demokratik vatandaş olarak görev ve işlevini yerine getirmekte örnek kimliğini devam ettirmesini kendisinden beklerim.
Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel
-24% İndirimBer, Esmaü'l-Hüsna'dandır; iyilik sahibi demektir. O'nun isimleri iyilik hazineleri ile doludur.
Ayet-i kerimede "En güzel isimler Allah'ındır. O'na bunlarla dua edin" buyrulmaktadır.
Esmaü'l-Hüsna ile ilgili eserlerin bir kısmı Esma'nın manalarına, bir kısmı ise havassına (tesir
ve faydalarına) dair olmaktadır. Eserimizin içeriği ikinci kısma aittir.
Eserin bu birinci cildinde 110'a yakın esmanın tesir ve faydalarından bahsedilmiş, hangi
durumlar için hangi ismin kaç adet okunacağı belirtilmiştir.
BER, 87 konu başlığından oluşmakta. Bunlara örnek:
Ailede Huzur ve Saadet
Aklın Doğru Yolu Bulması
Anksiyete Bozukluğu
Anlamayı Kolaylaştırma
Belanın Defi
Bilim İnsanları (Keşif)
Sınavlar
Çalıştığı İşte Yükselmek
Düşmana Karşı Zafer
Eşlerin Arasının Düzelmesi
Hikmet
Gam ve Kederin Kalkması
Gençlik, Canlılık
Göz Hekimleri
Güzellik
Hâkimler
Hatırlama
Hekimler, Sağlık
İş Bulma
İşlerde Açılım
Keşif ve Müşahede
Mal-Mülk Talebi
Muhabbet
Muhafaza
Öğretmenler
Anne Babalar
Rızık
Sakinlik
Salgın Hastalık Zamanında
Seri Hareket
Zamanın Genişlemesi
-26% İndirimAtalarımızın “Damlaya damlaya göl olur” sözlerinde işaret ettikleri gibi bu kitap, son üç yılda sosyal medyada damla damla paylaştığım makale yazılarımdan oluşmaktadır. İçeriğinde dinî, ahlaki ve toplumla ilgili konularda, hayata dair birçok makalelerim bulunmaktadır. Hepsi yazıldığı tarihte güncel bulduğum konular üzerinedir. Hiçbiri hayal ürünü olarak kurgulanmış değildir.
İnancıma göre, din adına anlattıklarımız hayatın içinden değilse, onu ahretliklerden başkası dinlemez. Din hizmetinde 43 yıllık aktif görev süremde ve şimdi emekliliğimde yazılı ve sözlü olarak anlattığım bütün konularda bu husus düsturum olmuştur. Böyle bir anlayışla yazdığım bu kitabımın içeriğini sadece ‘dinî’ olarak algılamak tam isabetli bir yaklaşım olmaz. Bu kitap dine ve dünyaya dair hayatın her alanından konuları içermektedir.
Sözünü ettiğim düstur ile aynı kapsamda 2015 yılında yayınladığım, hayata dair kısa ve özlü 2262 veciz sözlerimi içeren “Kelam-ı Kemal” adlı 1. kitabımın arka kapağında
okurlarıma, bundan sonraki ikinci kitabımın, “makale yazılarımı içereceği” sözünü vermiştim.
“Kemal’in Yazıları” anlamında ‘Kitabet-i Kemal’ adını taşıyan bu kitabımla verdiğim sözümü gerçekleştirmeyi bana nasip eden Yüce Allah’a sonsuz hamd ve senalar ediyorum. İnşallah üçüncü kitabımı da gerçekleştirmek nasip olur.
Bu kitabımı, kutsal dinî mesleğimi seçmemde büyük arzuları ve ısrarlı teşvikleri olan rahmetli anne ve babama “ithaf” ediyorum. Hazırlanışında ve her zaman yanımda en büyük yardımcım olan sevgili eşime de teşekkür ediyorum.
Gayret bizden, muvaffakiyet Rabbimizdendir.



Henüz inceleme yapılmadı.