Açıklama
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 360 | Yayın Dili | Türkçe |
₺350.00 ₺230.00
Ehlibeyt, Kur’an ve Sünnet’i en iyi bilen, en güzel yaşayan, yaşamaya çalışan, örnek bir aile.
Mâsum ve mazlumların âbidevî şahısları onlar.
Başlarında iki cihan serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed var. Evliyalar Şâhı Hz. Ali ikinci sırada.
Emevi ve Abbasilerin acımasız ve gaddarca zulümleriyle bütün dünyaya yayılmak zorunda kalmışlar!.. Onlara en çok sahip çıkanlar ise, yollarına yoldaş, dindaş, kardaş olan Müslüman Türkler olmuş.
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 360 | Yayın Dili | Türkçe |
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
-35% İndirimHamd, Yüceler Yücesi, Halim, Hâkim, Ğafur, Rahim olan âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O Allah ki; Rahmeti tüm âlemi ihata eden Rahman ve Rahmeti Müminlere has olan Rahim ve Kıyamet Günü sahibidir. Gökleri ve Yeri altı günde yaratan o’dur ve Ebu’l Beşer olan ilk insanı (Âdem a.s.) süzülmüş çamurdan (sülâleden) yaratandır. (Bu mertebe ilk insan olan Âdem’in yaratıldığı dolayısıyla insan cinsinin, insan organlarının başlangıç evresidir. Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere koyandır. Sonra görenler için siyah bir pıhtı olan nutfeden Alak’ı yarattı. Sonra alaktan bir çiğnem et miktarı kadar olan mudğayı yarattı. Sonra bu mudğadan üzerinde kurulacak olan sağlam binanın (insan iskeleti) esasını teşkil eden muhtelif ebat ve şekillerde kemikler yarattı. Sonra bu kemikleri elbise giydirir gibi etle giydirdi. Ve böylece bambaşka bir mahlûk yarattı ve en güzel yaratıcı olan Allah (c.c.) ne yücedir.
-30% İndirimÇizgiler… Hayatımızın her anında karşılaştığımız çizgiler… Düz, eğri, kırık hepsi bir şeyler anlatır. Mimarın elinde bina, stilistin elinde model, falcının elinde gelecek, karikatüristin elinde sanat, ressamın elinde renkli bir dünya, parmak izinde ipucu, insanoğlunun yüzünde mazi, kar tanesinde mucize, dünyanın belinde kemer, meteorolojik haritalarda atmosfer…
Biz meteorologlar devasa atmosferi haritalara sığdırmayı çizgiler sayesinde başarıyoruz. Çizgiler dünyası atmosferi anlamak, onu tanımak, davranışlarını izlemek ve tahmin etmek özel bir uğraş olsa gerek.
Atmosferi tanımak adına verdiğimiz uğraş, birer çizgi olan izobar ve izotermlerle bir yolculuğa dönüşür. Dünyayı gezersiniz. Zahmetli bir seyahattir. Kimi yerde ıslanır, üşürsünüz, kimi yerde sıcaktan bunalır hafif bir meltemin serinliğine sığınırsınız. Bazen soğuğun beyaz yüzünü gösterdiği diyarlardan geçer, bazen de güneşle hasret giderir, sıcak ve koyu bir sohbete dalarsınız.
*****
1956 yılında Aksaray’da doğdu. Meteoroloji Meslek Okulundan 1973 yılında mezun oldu. Aynı yıl Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahminleri Daire Başkanlığı, Analiz ve Tahminler Şube Müdürlüğünde göreve başladı.
1984 yılında Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İngilizce Bölümünden mezun olan Yayvan, Analiz ve Tahminler Bürosu şefliği yanında Meteoroloji Meslek Lisesi, hizmet içi kurslar ve Türk Kuşu pilot okulunda uzun yıllar öğretmenlik yaptı. 1995 yılında Meteoroloji Uzmanı, 1999 yılında Analiz ve Tahminler Şube Müdürü oldu.
Londra, Viyana, Sydney, Barcelona, Ajaccio, Milano, Brüksel ve Paris başta olmak üzere birçok uluslararası kurs, forum ve konferanslara katıldı.
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Aksaray Üniversitesinin daveti üzerine seminerler veren Yayvan’ın 3. ve 4. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu Bildiri kitaplarında bildirileri, Lodos ve Dört Mevsim dergilerinde makaleleri ve röportajları yayınlandı.
Meteorolojinin Sesi Radyosunda daha çok bilimsel konuların ele alındığı “Haftanın Konuğu “ adlı bir söyleşi programını yaklaşık 3 yıl hazırlayıp sunan Yayvan’ın 2007 yılında, komisyon üyesi arkadaşları ile birlikte yazdığı “Hava Analiz ve Tahmin Tekniği” adlı bir kitabı bulunmaktadır.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde 36 yılı aşkın süre hizmet veren Yayvan, Mart 2009 tarihinden itibaren Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne geçerek TRT TÜRK TV kanalında Meteoroloji Uzmanı olarak görev yaptı.
15 Aralık 2011 tarihinde emekli oldu. 2012 yılında KANAL A televizyonunun daveti üzerine meteorolojik yorum ve tahminleriyle bir süre daha programlara katılan Yayvan aktif çalışma hayatını sonlandırdı. Evli ve iki kız çocuğu olan Yayvan İngilizce bilmektedir.
-30% İndirimKaradeniz’in acısı, neşesi, aşkı, öfkesi bu kitapta
“KAPIDAN ÖMÜR GEÇER” OKURLARIYLA BULUŞUYOR
“İnsan da zaman gibi konup, göçüp gidiyor /
Anılar roman gibi bir oku ki ne diyor?”
Araştırmacı Hızır Canbaz’ın ilk kitabı “Kapıdan Ömür Geçer”, okurlarını bekliyor. Hemşinlilerin aşklarını, hasretlerini, acılarını, neşelerini, horonlarını anlatan kitap, yöre insanının destanlarını, atışmalarını, türkülerini gelecek kuşaklara aktaracak bir belge aynı zamanda.
“Söz uçar, yazı kalır” demiş atalarımız. İnsanlık tarihinin böylesi ilerleyebilmesinin en temel nedeni, kuşkusuz yazı. Onun sayesinde bilgilerin, kültürün kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi. Araştırmacı Hızır Canbaz’ın “Kapıdan Ömür Geçer” adlı ilk kitabı da Hemşin tarihinin yıllara meydan okumasını sağlıyor. 40 yıllık bir emeğin sonucu olan kitap, Hemşinlilerin aşklarını, kavgalarını, acılarını, neşelerini, horonlarını, dün ve bugünlerini anlatıyor. Üstelik yine Hemşinlilerin meşhur atışmaları, türküleri, ağıtları, destanları üzerinden.
TÜRKÜLERLE, DESTANLARLA BÜYÜDÜM
Hızır Canbaz, türkülere meraklı bir Hemşinli. Hemşin kültürüne ait eserleri biriktirmeye çocukluğundan başlıyor. Canbaz, “Henüz yedi yaşındaydım. Çamlıhemşin Kale Köyü’nde ot biçim zamanıydı. Sesleri birbirleriyle uyumlu olan kadınlar eşleşmiş, karşılıklı türkü söylüyorlardı. Sanki bir senfoni olmuştu. Sevdayı, hasreti, Hemşin’deki hayatı anlatıyorlardı. Her bir dörtlüğün yaşamda karşılığı vardı, sözler derindi. Yedi yaşımda işittiğim bu dörtlüklere, atma türkülere, destanlara duyduğum merak da benimle birlikte büyüdü” diyor.
40 YILLIK BİR ÇALIŞMANIN ESERİ
Hızır Canbaz, duyduklarını, dinlediklerini ölümsüzleştirmek için belleğine kazımakla kalmayıp kâğıtlara döküyor. Kitap için yaptığı çalışmayı ise, “Hemşin’in cefakâr ve fedakâr kadınlarından, erkeklerinden hikâyeler dinledim. Söyledikleri türkülere kulak verdim. Kimisi kavuşamadığı sevdasını, kimisi genç yaşta kaybettiği çocuğunu, kimisi öfkesini, kimisi mutluluğunu kimisi de kederini bu türkülerle dile getirdi. Çoğu da anılarıyla beraber bu dünyadan göçüp gitti. Ben de istedim ki bu türküleri, destanları herkes duysun, sadece belleğimizde kalmasın. Aflarına sığınarak kitaba kendi yüreğimden dökülenleri de koydum” diyerek anlatıyor son sözü Hemşin’den yankılanan bir mısraya bırakırken:
“İnsan da zaman gibi konup, göçüp gidiyor /
Anılar roman gibi bir oku ki ne diyor?”
Kitaba, internetten ulaşabilirsiniz.
—-
HIZIR CANBAZ
1964 yılında Rize’nin Pazar ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Pazar’da tamamladı. 1984-1988 yıllarında Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden kimyager olarak mezun oldu. Ambalaj sektöründe serbest olarak çalışmakta.
Pazar Lisesi, Atatürk Üniversitesi, Ankara Kale Derneği, İstanbul Hemşin Derneği, İstanbul Çayeli Derneği, İstanbul Pazarlılar Derneği ve Marmara Üniversitesi’nde tulumla halk oyunları ekiplerini çalıştırdı. 1983 yılından beri Hemşin yöresinin türkü, destan ve atma türkülerini topluyor. Aynı zamanda kendisi de türkü yazıyor.
2016 yılında Kalan Müzik’ten “Varoşun Çiçekleri”, 2018 yılında Cinan Müzik’ten “Yessir O Gözleruna”, 2021’de de “İkbal” albümlerini çıkardı. Rıdvan Yılmaz’la “İşte Tulum İşte Horon”, Remzi Bekâr’la “ Yine Şanlandı Tulum” Mahmut Turan’la “Karadeniz Ezgileri” albümlerinde birlikte çalıştı. MESAM üyesi.
-32% İndirimDirilişin en büyük delili dünyada gözlemlenen rahmet hakikatidir. Bu hakikat sonsuzdur. Kâinatın geleceğinde hâkim olacak olan o hakikattir. Varlık, varoluş ve hayat somut bir rahmettir. Rahman ismi o rahmetin kanun şeklindeki tecellileridir. Rahim ise olağanüstü olan tecellileridir. Evet Rahmet hakikati Allah için yaratmak demektir. İnsan için de başarı manasına gelir.
Rahmet kelimesi yumuşaklık özellikle kalp yumuşaklığı demektir. Allah için maddi bir kalp düşünülemeyeceği için; bu kavramın Allah hakkında kullanılmasının mecaz olduğu anlaşılır. Demek nasıl bir insanın kalbi yumuşadığında iyilik yapar; güzel işler görür. Aynen öyle de Allah’ın (sonsuz soyut varlığın) tenezzül edip hakiki varlığa göre yumuşak ve feminen bir yapı olan maddeyi sonra hayatı sonra baharı ve rızkı yaratması, Ona has bir rahmet (yumuşak davranış) biçimidir.
Demek her varoluş bir rahmettir. Varoluş süreci içinde -273 ile 10 milyon oC’yi dengeleyip cennet gibi dünya küremizi hayata elverişli yapması da bir rahmettir. O aşkın varlık için bir tenezzüldür; başka benliklere bir şefkattir. Dünyamızda dahi sonsuz diyalektik yapıları ve olayları dengeleyip dünyayı hayata bir beşik yapması, aileyi bir yuva kılması, hayatı bir huri gibi çalıştırması yine rahmettir.
Evet, ilk yaratılış sonsuz ihtimalden bir tek ihtimal iken gerçekleştiği gibi insan bireylerinin dirilişi de sonsuz ihtimalden bir ihtimaldir; o da gerçekleşecektir. Sonsuzda yazılım ile her şey kolaylaşır.
Evet yetmişli yıllardan sonra her şeyin her varlığın özellikle hayatın özellikle DNA ve Beynin sonsuz ihtimaller içeren birer yazılım oldukları ilmen anlaşıldı. Yazılımda hiçbir şey kaybolmaz.



Henüz inceleme yapılmadı.