Açıklama
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 360 | Yayın Dili | Türkçe |
₺350.00 ₺230.00
Ehlibeyt, Kur’an ve Sünnet’i en iyi bilen, en güzel yaşayan, yaşamaya çalışan, örnek bir aile.
Mâsum ve mazlumların âbidevî şahısları onlar.
Başlarında iki cihan serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed var. Evliyalar Şâhı Hz. Ali ikinci sırada.
Emevi ve Abbasilerin acımasız ve gaddarca zulümleriyle bütün dünyaya yayılmak zorunda kalmışlar!.. Onlara en çok sahip çıkanlar ise, yollarına yoldaş, dindaş, kardaş olan Müslüman Türkler olmuş.
| Baskı Tarihi | Kasım 2025 | Baskı Boyutu | 13,50 x 21,00 cm |
|---|---|---|---|
| Baskı Sayısı | 1. Baskı | Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Cilt Tipi | Ciltsiz | Çevirmen | |
| Sayfa Sayısı | 360 | Yayın Dili | Türkçe |
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
-31% İndirimTarihin seyri seferinde yer alan milletler cemiyet hayatına önemli gördükleri milli ve manevi değerleri sunmuşlardır. Bunlar çeşitli kategorilerde ve branşlarda ana bilim dallarına mensup olabilirler. Fakat diğer yanda teknoloji başka bir dünyanın kapılarını aralar. Ve insanların ihtiyaç duydukları gereksinimleri çevreyi bozmadan bilgi ve beceri yöntemlerini devreye alabilir. Anlatacağımız hikayenin kahramanları buna benzer kazanımları elde etmiş Türk Milletinin makus talihini değiştirecek buluşlara imza atan vatansever insanlardır. 1965 yılından itibaren cemiyet hayatına akademisyen olarak katılan Çelebiler ailesi daha sonra Amerika Birleşik Devletlerinde insan yetiştirme metodolojisine uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine bilim ve teknoloji alanında çok değerli katkılar vermişlerdir. Bu katkının adı Bülent Çelebidir ve Amerika Birleşik Devletlerinin Silikon Vadisinde buluş yapan on mucidden birisidir. Söz konusu olan kablosuz internet modemi Airties’i ülkemize getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tarihine altın harflerle adını yazdırmıştır. Şu anda Silikon Vadisinin Türkiye temsilciliğini yapmaktadır. Bu teknoloji Bülent Çelebi’nin ellerinde Kafkaslara kadar uzanarak Türk Dünyası ile buluşmuştur. Bu vesileyle Bülent Çelebi Çelebiler ailesinin Melikgazi’den başlattıkları tarihi yolculuğu Amerika Birleşik Devletlerinde teknolojide yeni bir çığır açarak insanlığın hizmetine sunmuştur. Kendisine Çelebiler ailesi olarak sağlık başarı ve esenlikler diliyoruz.
Araştırmacı Yazar Ziya Şahin…
-32% İndirimSoru: Acaba, ibadet yani din ve kulluk, insanı köleleştiriyor mu? Yoksa insanı aşağı, kötü, çeşit çeşit köleliklerden kurtarıp, gerçek bir vazifeli olduğunu bildirip, ona yüksek bir şeref mi sağlıyor?
Cevap: Evet, insanda iki temel eğilim var: Biri, ya firavun gibi sahte güç, kudret sahibi olup ilahlık iddiasında bulunacaktır. İkincisi: Veya muhtaç olduğu ve korktuğu nice sayısız şeylere köle olacaktır… Dinsiz bir insan için bu iki şıktan başka yol yoktur. Dindar ve gerçek inanmış insan ise; din ve iman sayesinde, o sahte sayısız ilahlara köle olmaktan kurtulur, gerçek (hakk) ilah ve mabud olan Allah’a kul ve asker olur.
O’nun emriyle, izniyle iş görür ne geçmişin üzüntüsünü çeker ne de geleceğin korkusunu… “İyi bilin ki; Allah’ın gerçek dostları ne korkarlar ne de üzülürler…” İşte bir tarafta, bu ayetin çerçevelediği insan modeli, diğer tarafta, kendisine faydası çok az olan paranın, seksin, daha nice sahte tutkuların tutsağı olan insan tipi…
-35% İndirimTürk halk oyunları hususunda birtakım öneriler ortaya koymanın bir hayli zor ve çetrefilli bir konu olduğu açıkça bilinmektedir. Çünkü ne söylenirse söylensin mutlaka birçok odaktan olumsuz eleştiriler ve ortaya konan fikirlere, ideolojik bağlamda karşısında duran grupların olduğu da bilinmektedir. Uzun zamandan beri Türkiye’de araştırılmayan, tartışmalı konular üzerinde görüşler ortaya konulduğu zaman mutlaka karşı duruşlar ve aksini savunanlar olmuştur. Bunun yanında ortaya konulan fikirler, karşı duranlar tarafından genellikle küçümsenmiş ve horlanmıştır. Bu durumun oluşturduğu çekimser havaya bağlı olarak birçok husus sürekli hasıraltı edilmiştir. Yıllardan beri bu tür tartışmalı hususlar hakkında araştırmacılar da görüşlerini dile getirmeye pek cesaret edememiştir.
Biz de böylesi tartışmaya açık olan bir kültür öğesi hakkında, yani Harput havzası müzik ve oyun kültürü hakkında her türlü tartışmalara açık olarak görüşlerimizi dile getirmeye çalıştık. Harput havzası halk oyunlarında tespit edebildiğimiz çok eski Türk kültür unsurlarını ortaya koymaya çalıştık. Söz konusu olan tespitlerin önemli bir kısmının yeryüzünde diğer milletin kültürel uygulamalarında da rastlamak pek âlâ mümkündür. Çünkü aynı kökenden doğup gelişen, çoğalan ve yeryüzünün her yanına yayılan insanoğlunun çok doğaldır ki birçok kültür unsuru da birbirine benzeyecektir. Kültürlerde bu tür benzerlikler vardır diye araştırmacıların, topluluklardaki kültürel gelişmeleri, değişmeleri incelemesi ve elde edilen veriler ışığında çeşitli görüşler ortaya koyması da hiç bitmeyecektir. Nasıl ki akraba toplulukların dilleri birbirlerine benziyor diye dil araştırmaları bitmiyorsa birbirine çok benziyor diye halk oyunları gibi kültürel öğeler hakkındaki araştırmalar da bitmemelidir.
-32% İndirimMühendis:
Peki hocam, ilginiz ve cevabınız için teşekkürler. Yordum sizi. Hakkınızı helal ediniz lütfen. Selametle kalın… İki yazıyı da tekrar okudum, dün gece de okumuştum, ama kalın kafalılığımdan olsa gerek anlayamadığım noktalar oldu. Ayrıca tanıttığınız videoyu da seyrettim. Ama:
Bahaeddin Hoca’mın Allah tasavvurunu, ALLAH deyince ne kastettiğini, Nevzat Bey’in argümanlarına eleştirileri haklı ama Bahaeddin Hoca’nın kendisinin Allah’ı nasıl ispat edebildiğini…
Madde yaratılmış mı ezeli mi? Veya böyle bir soru, Sayın Hocama göre doğru mu yanlış mı? Doğru ise cevabı ne, yanlışsa hangi açıdan yanlış ve bu soruyu nasıl doğru soru olarak sorabilirdim, gibi sorularımdan hala kurtulamıyorum.
Kalın kafalı olabilirim, anlayışı kıt da olabilirim; ama kıt kafalı birisine de hocam engin birikimiyle bir el atamaz mı, daha alt seviyeye inerek de olsa yeniden kısa da olsa medet edemez mi, diye içimden geçeni iletiyorum sayın hocam.
Sizin ifadelerinizden kendimce bir Allah inancı/tasavvuru/kavramı üretemiyorum kalın kafalılığımdan dolayı. Kızsanız da adeta mecburen yazıyorum bunları…
Ayrıca maddenin yaratılmışlığı/ezeliliği imanımı tekrar gözden geçirtecek kadar önemli benim dünyamda. (Yanlış olabilir ama kendi dünyamda durumumu sayın hocam ile paylaşıyor ve yardım bekliyorum.)
Adeta doğru ve sahih bir Allah inancı/tasavvuru/kavramı ve ezelilik/yaratılmışlık meselelerini anlayamazsam, kendime anlatamaz ve aklen ve kalben ikna ve tatmin olmazsam manen boğulacak, ölecek, başka diyarlara uçabilecek bir halette hissediyorum. Manevi yardıma muhtaç haldeyim. (Başka bir kişi veya kaynak önerseniz ona da varım hocam.)
Bahaeddin Sağlam:
Madde bir terkiptir, dağılmaya patlatılmaya müsaittir; ezeli olamaz. Bu bir, bunu bil. Bugün hiçbir bilim adamı, maddenin ezeliyetini kabul etmiyor. O iddia 19. asırda kaldı.
Yaratma bir yazılımdır, etimolojik olarak şekil verme demektir; var etme demek değildir. Beş Anahtar Bilgi’nin İkinci Maddesinden bunu anlamalı idin. Termodinamiğin 1. yasasına göre enerji hep var. Ne yok olur ne var olur. Enerji Allah’ın sonsuz kudretidir. Allah, bir açıdan soyut olan ilmiyle, bugünkü tabir ile yazılımla, o enerjiye şekil verir yani yaratır.
Allah’ın Beni, soyut ilim ve bilinç demektir. Bu boyut, sonsuzdur, ezeli ve ebedidir. Rahman O’nun sonsuz somut versiyonudur, O da sonsuzdur. Varlık bir tanedir, Soyutuyla somutuyla Allah’tır. Beş Anahtar Bilgi’nin Beşinci Maddesinde bunu görmeli idin.
Soyutuyla somutuyla sonsuz Varlık olan Allah bize emaneten bir beden ve ruh yazılımı vermiş; bize ait olan sadece İradedir. Biz Ana Dosyanın çok küçük bir dosyasıyız. Ona bağlı olmak zorundayız, yoksa yok oluruz



Henüz inceleme yapılmadı.